|
| Ana Sayfa | Forumlar | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
#1
|
||||
|
||||
|
Şehir Aleviliği
Anadolu Aleviliğinin temel yaşam biçimini, geçmişte, kendi içine kapanmış köy yapısı oluşturmuştu. Bu yapıda dayanışma temeldi. Göçebelik-köylülük biçimindeki düzen, cumhuriyet dönemindeki kapitalizmle birlikte çözülmeye başladı. Artan nüfusun baskısı, kırsal kesimde arazinin parçalanması, şehirlerde sanayileşme ile yaratılan yeni iş olanakları, köyden kente göçü yarattı. Aleviler, kırsal kesimin en yoksulu oldukları için şehre en önce onlar göçtüler ve kentlerin çevresinde gecekondular oluşturdular. Bu nüfus, yeni bir çevre ile karşı karşıya idi. Geldiği köyde çoğunluk Alevi iken, kentte çoğunluk Sünni nitelikli idi. Bu durumda Alevi toplumu kendisini gizlemeye başladı. Zaten Sünni çoğunluğun bilinç altına yerleştirilen ve Alevileri kötüleyen düşünceler de Alevileri gizlenmeye itekliyordu. Alevi Esnaf 1950lerde başlayan bu durum 1960ların sonlarına kadar sürdü. Bu arada kentlerde Aleviler yavaş yavaş ticarete atılıyordu. Esnaf olarak da dikkat çekmeye başlamışlardı. Bu durum, kentlerdeki esnafın müşterisinin paylaşılması demekti. Bu yüzden 1970lerin sonlarına doğru özellikle Anadoluda Alevilerin yoğun olduğu illerde, Alevi kesime saldırılar başladı. Ve bu saldırılara bir de ideolojik kılıf yaratıldı: Sağ-sol çatışması gibi. 1960ların ortasından başlayan sol düşünce, Aleviler arasında hızla yayılmıştı. Türkiyedeki sol kesim de halkla bütünleşebilmek için Alevi edebiyatını ve müziğini de kullanıyordu. Bu süreçte parlayan Alevi ozanlarından birisi de Mahzuni Şerif olmuştur. Kentlerde yaşayan Alevi toplumu, kendilerine yönelik iftiralara ve saldırılara karşı daha sıkı işbirliği yapmak gereği duyuyordu. Buna bağlı olarak da bazı dernekler kuruldu. Bunlardan birisi de Karacaahmet Sultan Derneği'dir. Hacıbektaş İlçesinde düzenlenen Hacı Bektaş Veli ile ilgili anma etkinlikleri de Aleviler için bir buluşma noktası oluşturuyordu. Bu süreç, 12 Eylülden sonra daha da hızlandı. Bu çalışmalarda yurt dışındaki Alevilerin de ciddi katkısı oldu. Avrupa'daki özgürlük ortamında dernekler kuran Aleviler bu yapılanmayı Türkiyeye de taşımak istediler. Bu anlamda 1989 yılında Almanyadaki Hamburg Alevi Derneği, Türkiyede Alevi kimliğinin meşrulaştırılması yolunda çalışma başlattı. Bizim üstlendiğimiz bu görev gereği bir Alevilik Bildirgesi hazırladık ve bunu sanatçılara, yazarlara, politikacılara, bilim adamlarına imzalattık. Bu bildiride, 'Türkiyede Alevi denilen milyonlarca insan yaşıyor!' deniliyordu. Şimdiye kadar Aleviliğini gizleyen Alevi toplumu ilk kez 'Biz de varız!' diyordu. Kitaplar Bu süreç, Alevilikle ilgili kitapların ve dergilerin yayımlanmasını da gündeme getirdi. Abidin Özgünay'ın çıkardığı Cem Dergisi, Cemal Şener ve Rıza Zelyut'un Alevilik kitapları; Fuat Bozkurt, Rıza Yürükoğlu, İlhan Cem Erseven, Baki Öz, Nejat Birdoğan, Mehmet Yaman, İsmail Onarlı gibi araştırmacı yazarların çalışmaları Alevi toplumunun aydınlanmasında ciddi katkıda bulundu. Bu katkıya Nefes Dergisi, Can Yayınları, Ant Yayınları da yardımcı oldu. Dernekleşme Sivastaki gerici katliamdan (1993) sonra hızla Alevi dernekleri kuruldu. Hacı Bektaş ve Pir Sultan Abdal adına pekçok dernek ortaya çıktı. Bunların yanı sıra Alevi erenleri adına vakıflar oluşturularak bunların makamları dergâh haline getirildi. Alevi kitle şimdi bu dergâhlara akın etmektedir. Çünkü bu mekanlar, geleneksel Aleviliği şehir koşullarında yaşatmak ve geliştirmek için ciddi çalışmalar yapmaktadır. Buralarda Alevilik öğretilmekte, cem yapılmakta, değişik meslek kursları düzenlenmekte ve sosyal yardım çalışmaları yapılmaktadır. Bu yüzden Alevi dergâhları sadece cemevi değildir, buraları, tam bir çağdaş kurum gibi çalışmaktadırlar. Aleviler Kürt mü-Türk mü? Osmanlı Belgelerinde Aleviler-Bektaşiler Cemal Şener Aleviler gündeme gelince onlar hakkında en sık sorulan sorulardan birisi de Alevilerin Kürtler ile ilişkileridir. Sorulan soru şudur? Alevilerin ne kadarı Kürt'tür. Veya Aleviler Kürt müdür? Türk müdür? Yani sorulmak istenen Alevilerin etnik kimliğidir. Alevilik, Sünnilik, Şiilik, Şafiilik, Hıristiyanlık, Musevilik dinsel ayrımlardır. Türk, Kürt, Arnavut, Fransız, Rus, Çin vs. etnik ayrımlardır. Alevilik bir dinsel ayrımdır. İslamiyetin farklı bir yorum biçimidir. Tarihsel Gerçek Kürtçe ya da Zazaca konuşan Alevilerin ortaya çıkması Kürtlerin veya Zazaların Aleviliği benimsemesi sonucu oluşmamıştır. Osmanlı tarihinin gelişim seyri açısından bu mümkün gözükmüyor. Kürtlerin Aleviliği benimsemesini iddia etmek Osmanlı tarihini bilmemektir. Çünkü Osmanlı; Fatih döneminde başlayan Yavuz ve Kanuni döneminde daha yoğunlaşan bir ölçüde Türkmen karşıtıdır. Türkmenler de Alevi olmaları nedeniyle Osmanlı, Alevi karşıtıdır. Kürtler ise o yıllarda Osmanlı tarafından korunan, kollanan adeta Osmanlının vurucu gücüdür. 1516-1517 Çaldıran Savaşına dek Erzincan, Erzurum, Diyarbakır valileri Erdebil Dergâhı tarafından atanırmış. Yani Türkmen Safevi Şah İsmail atarmış. O yıllarda bugünkü Güney Doğu Anadolu'ya Türkmen egemenmiş. O bölgeyi Osmanlı Kürtleştirmiş. Bakın konu ile ilgili, 'Türklerin Tarihi' ve 'Milli Kurtuluş Tarihi' kitaplarının yazarı değerli araştırmacı Doğan Avcıoğlu ne yazıyor: 'Güneydoğu Anadolu, Safevilerin elinde kalsa idi; Türkçe orada rakipsiz bir dil olurdu. Bölge Türkleşirdi. Osmanlıda bu ters oldu. Şah İsmailin peşindeki Kızılbaş Türkmene karşı, Osmanlı çoğu Sünni ve Şafi olan Kürt beylerini tutmuştur.' (Türklerin Tarihi c.5 s.2041) Bu yıllarda Türkmen ve Alevi olmak iktisat tarihçisi Prof. Ömer Lütfi Barkan'ın tespit ettiği gibi sürgün nedeni oluştururken Kürtler imtiyazlı toplumsal kesimi oluşturuyor. İşte Doğan Avcıoğlu'nun tesbiti: 'Osmanlı, Kürdistan adını verdiği bölgede devletin temel dayanağı olan tımar sistemini uygulamaz. Devletin yönetimini bölgede, yönetim babadan oğula geçtiği Kürt beylerine bırakır. Bölgede bulunan Türkmenlerin önemli bir bölümü dillerini unutur ve Kürt kabilelerine karışır.(Türklerin Tarihi s.2041) Avcıoğlunun tesbit yaptığı yıllar 1550li yıllardır. Bu yıllarda o bölgede Türkmenler Kürt kabilelerine karışınca birkaç jenerasyon sonra tamamen dillerini unutup Kürtleşebilirler. Kürtleşmişlerdir. Karakeçili Aşireti, Türkan Aşireti v.s. İşte Alevi Türmenlerin Kürtçe veya Zazaca bilmesinin kaynağı Osmanlının Türkmen politikasında yatmaktadır. Osmanlının sürgünler sonucu Kürt bölgesine sürdüğü Türkmenler süreç içinde Kürtçe öğrenmiş ve Kürtleşmişlerdir. Bugün Kürtçe bilmesine ve konuşmasına karşın ama biz Türküz demelerinin sebebi budur. Türklerin bu bölgeye sürülenleri ve Kürtlerin korunup kollanması sonucu asimile olmuşlardır. Türkiyede yaşayan Alevilerin ezici bir çoğunluğu Türkmendir. Kürtçe veya Zazaca bilenler bu dili sonradan öğrenmişlerdir. Bunlar aslen Türkmendir. İngilizce, Almanca, Arapça, Rusça bilen ama ana dilini az bilen bir Türke; İngiliz, Alman vs. diyemeceğimiz gibi, Kürtçe bilen ama kendi dilini az bilen hatta zor konuşan Alevi Türkmene de Kürt, Zaza vs. diyemeyiz. (Cemal Şener, Alevilik üzerine araştırmalarıyla tanınan yazarlardandır.) KAYNAK:http://www.alewiten.com/zelyut9.htm
__________________
KAH CIKARIM GOKYUZUNE SEYR EDERIM ALEMI KAH INERIM YERYUZUNE SEYR EDER ALEM BENI ( ASIK NESIMI) |
|
#2
|
|||
|
|||
|
"Türkiyede yaşayan Alevilerin ezici bir çoğunluğu Türkmendir. Kürtçe veya Zazaca bilenler bu dili sonradan öğrenmişlerdir. Bunlar aslen Türkmendir.
İngilizce, Almanca, Arapça, Rusça bilen ama ana dilini az bilen bir Türke; İngiliz, Alman vs. diyemeceğimiz gibi, Kürtçe bilen ama kendi dilini az bilen hatta zor konuşan Alevi Türkmene de Kürt, Zaza vs. diyemeyiz" Bu iddiayı kürt alevileri kabul ediyor mu peki? kürt alevisi olan canlar fikirlerini bizimle paylaşsalar? |
|
#3
|
|||
|
|||
|
kürt alevisi nasıl oluyor ? önce bunun cevabını vermeniz gerek
|
|
#4
|
|||
|
|||
|
kürt alevisi derken ben bir ayrım yapmak adına filan söylemedim bunu, ama bir kısım alevi canların kürtleştiği söylenmiş o bilgi ne kadar doğru acaba, buna kürt kökenli bilinen alevi canların yorumu ne olur, nedir onu merak ettim.. kürt alevisi derken de çok ayrı birşey kastetmedim, tam olarak alevilik nasıl yaşanıyordur bilemem çok farklı yörelerde çok farklı yaşanıyor zaten..
|
|
#5
|
|||
|
|||
|
kafam karıştı
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|